gEZENTİ şEREF ~ E-2017/022
Esinti Tarihi: Çarşamba, 17.05.2017
hAVhAV🐾 Dizisi: 01
Köpek korkusu çocukluğumun travmasıydı. Adeta hayatımdaki en dehşetli gelenekti. Bir nedeni, o yıllarda ıssız tarlalarda, kimsesiz sokaklarda en vahşilerinin saldırısına uğramamdı. Bir diğer nedeni de kuduz bir köpek tarafından ısırılma tehlikesiyle burun buruna kalmış olmamdı. Mahalle aralarında başıboş gezinen bir köpek yüzünden gideceğim istikamette cadde değiştirmişliğim bile vardır.
Bayağı bir zaman sonra ailecek edindiğimiz bir Collie, bir Rottweiler bir de Husky besleyerek bu köpek fobisini yendim. Ama tehlikeli bölgelere gittiğimde, en dost canlısı kaniş köpekleri, Fido’ları bile kışkırtıyorum. İşte bu makale, bir köpek saldırısının kurbanı olmaktan nasıl kaçınabileceğim ve en kötü senaryo gerçekleşirse ne yapacağım hakkında.
Bu yazıyla birlikte yeni bir diziye daha başlıyorum: Kuçukuçular…
Uzun mesafeli “Ülke Çapında” bisiklet turlarımda karşılaşma ihtimalim çok yüksek saldırgan köpeklerle nasıl başa çıkacağım? Bir noktada üstesinden gelmem gereken ciddi bir konu. Birçok köyden, kasabadan, hatta ücra diyarlardan, ıssız alanlardan, vahşi doğadan geçeceğim için kendimi en kötü koşullara hazırlamam gerekiyor.
Doğrusu, bisiklet turlarında saldırgan köpeklerle uğraşmak ilk başta stresli ve biraz da sinir bozucu bir deneyim olabilir. Agresif bir köpeğin aniden bisikletime doğru hamle yaptığını, havlayıp hırladığını görüp duymak, bisiklet üstündeyken ne kadar savunmasız olacağımı anlamamı sağlayacaktır.
Etrafta yöre halkından insanlar olsa bile (şehir merkezinde bisiklet sürdüğümü varsayarsak), ilk karşılaşmalar yine de “savaş veya kaç” tepkisini tetikleyebilir. Ancak bu tepkilerin hiçbiri, bisiklet turunda saldırgan köpeklerle başa çıkmanın en iyi yolu değildir. Perspektif açısından bakıldığında böyle.
Daha sakin, daha barışçıl, daha düşünülmüş bir yaklaşım her zaman daha iyidir. Kılı kırk yararak oluşturulmuş bir yaklaşım en sahici çözüm şekli olacaktır. Umarım zamanla onlarla başa çıkmak için kendi stratejimi geliştirmeyi başarabilirim.
Harika. O zaman devam edeyim.
Havlayan ve saldırmaya hazırlanan bir veya daha fazla köpekle karşılaştığımızda ne yapardık? İşte üzerinde durmak istediğim birkaç ipucu.
ISIRILMAKTAN KORUNMAK İÇİN HIZLI İPUÇLARI & TAVSİYELER
- Kulaklarınızı her zaman dört açmalısınız. Köpekler ülkesinde saçma sapan kulaklıklar takmayın!
- Ondan daha hızlı hareket ederek, onu geride bırak.
- Onu caydırın, hatta korkutun.
- Kendinizi ondan koruyun.
- Ona yemesi, çiğnemesi ve oyalanması için bir şey ver.
- Ölü numarası yap.
SALDIRGAN KÖPEKLERLE BAŞA ÇIKMA
Köpekler konusunda uzman olduğumu iddia edemem. Ama, rastlantı bu ya, yürüyüş/trekking/sırt çantalı gezilerimde köpeklerle birkaç kez yakın temas anları yaşadım. Neyse ki şimdiye kadar (henüz!!) ısırılmadım. Çoğu beni kalbimin ritmini bozacak kadar heyecan yaşattı, acı çektirdi. O kadar. Bu olaylarda, acıyı hissetmekten daha fazla hadiseyi yaşamanın verdiği incinmeden çok utandım. Çünkü o sırada saatte 8 km hızla bile hareket ettiğimden şüphe ediyordum! Hayata tutunma pahasına ne üzücü. Kendimi sabit tuttuğumda ise köpek havlamayı bıraktı. Ve sadece beni kızdırmaktan memnun bir tavırla oradan uzaklaştı. Sırıtmıyordum!
Bir Bisiklet Turunda Vahşi Köpeklerle Başa Çıkmak
Öncelikle bunu, köpeklerin çoğunun evcil hayvan olarak beslendiği ve hayatı normalde tasmalı olarak yaşadığı bir ülkeden gelen herkes için bir bağlama oturtalım.
Son Dakika Haberi – Dünyanın geri kalanı sizin gibi düşünmüyor! Köpekler yalnızca bir amaca hizmet ettikleri sürece sahiplenilir. Bu amaç, koyun, keçi gibi hayvanları gütmek… Zararlı haşarat veya avlanan hayvanları avlamak… Ya da mülkleri korumak adına olabilir. Hepsinin ortak noktası, kendilerine ait olduğunu düşündükleri bir bölgede mesai yapıyor olmalarıdır. Bu bölgede, hiyerarşik yapının en üstünde yer alan bir Alfa’nın varlığı söz konusudur.
Şiddet yanlısı vahşi köpekler
Köpekler tasmasız gezerlerse, leşçi veya vahşi olurlar. Mutlaka kendilerine ait olduğunu düşündükleri bir bölgeleri hâlâ vardır. Ancak bir bisikletliye karşı aktif olarak koruma olasılıkları daha düşük ihtimal dahilindedir.
Yiyecek bulmak muhtemelen daha zor olacağından, enerjilerini gerçekten önemli olan savaşlara, örneğin bölgelerini diğer köpeklere karşı korumaya saklarlar.
Leşçil hayvanlar veya vahşi köpekler çoğunlukla sürüler halinde dolaşıp hayatta kalmaya çalışırlar. Türkiye’de ancak yoldan uzak, çıplak, ıssız arazilerde, ormanlık alanlarda, akarsu kenarlarında vahşi sürülerle karşılaşmam muhtemel. Oysa sokak köpekleriyle sık sık karşılaşıyorum. Bir yırtıcı köpek sürüsüyle karşı karşıya gelmek, sırf eğlence yaşayayım diye isteyeceğim bir şey değil.
Peki, bu benim için ne anlama geliyor?
Her ne kadar bisiklet sürdüğüm yolda tüm yolun bana ait olduğunu düşünerek keyifle pedallıyor olsam da aslında birçok farklı köpeğin yaşam alanından geçiyor olacağım. Bunu kafamın bir tarafına not ediyorum.
Elbette, köpeklerin tasmalı tutulduğu veya evcil hayvan olarak eğitildiği bazı şehir/kasabalarda bunu hiç fark etmeyebilirim. (Tabii ki yolların ortasında veya kaldırımlarda sere serpe yatıyor halde bulunmadıkları sürece). Doğal olarak diğer yerlerde, köpekler ortaya çıkıp o bölgeyi bilinmeyenden aktif olarak korumaya kalkışacaktır.
Ve sen, dostum, bilinmeyenin ta kendisisin! Bir köpeğin bölgesini korumasının tek yolu, muhteremin kendisinin Alfa olduğunu göstermesidir. İspat yöntemleri ise çok değişkendir. Bunu bazen havlayarak, hırlayarak ve eğer cesursa ya da yeterince yakın temastaysa ısırarak yapar. Kişisel bir şey değil yani.
Bisiklet Turunda Kavgacı/Savaşçı Köpeklerle Başa Çıkmak – Tehlikeler
Bisiklet turunda saldırgan, agresif köpeklerle uğraşmanın riskleri hafife alınmamalıdır. Kötü sonuçlanan yakın bir temas, yaralanmaya veya daha kötüsüne yol açabilir.
- Güle oynaya tura çıkmışım. Facia o ya… Köpekler bisiklet sürerken kazalara sebep olabilir. İşte tam da bu noktada bir köpek bisikletimi çarpmama sebep olabilir. Bu nedenle, dar virajlarda veya arazide, çakıllı yokuş yukarı/aşağı kısımlarda bisiklet sürmeye ekstra dikkat etmeliyim. Yokuştan inerken yüksek hızda ondan kurtulmayı hayal edebilirim. Tabi bu durum ciddi kesiklere, çürüklere ve hatta kemik kırıklarına sebep olabilir. Bu arada, örneğin, arkamdan bir kamyon gelse, beni ve bisikletimi altına alması işten bile değil. Ezilme riski dehşet verici.
- Köpekler ansızın düşmeme neden olabilir. Neden mi? Saldırgan bir köpek beni gafil avlayıp havlayarak yanıma gelebilir. İlk tepkim yoldan çekilmek olurdu. Fakat arazinin bazı engebeli doğası gereği bisikletten düşerdim.
- Bisiklet turundayken saldırgan köpeklerin neden olabileceği potansiyel kazaların çoğu, yolun daha da içlerine doğru sapmak zorunda hissettiğimde meydana gelebilir. Bu, bir köpeğin bisiklet sürdüğüm taraftaki açık araziden veya yakındaki bir araziden bana doğru koşmaya başlamasıyla gerçekleşecektir. Köpekle aramda daha fazla mesafe bırakmak için yolun ortasına çekilmeyi istemek bence oldukça doğal bir tepkidir. Yine de, mümkün olduğunca bundan kaçınmaya çalışmalıyım. Arkamdaki trafik ne yaptığımın farkında olmayabilir ve bana arkadan çarpabilirler.
- Bazen tam tersi de olabilir. Bisikletle gittiğim yolun karşı tarafından karşıdan gelen bir köpeğin havlayarak bana doğru koştuğunu farz edelim. Buradaki tepki, varsa yol kenarına, sete veya yoldan tamamen çıkmak olmalıdır. Ancak, özellikle de ücra bir dağ yamacından aşağıya yuvarlanırsam, bisikletimi “terk etme” ihtimalini önlemek için ekstra dikkatli olmam gerekir!
- Bisiklet sürerken düşman köpeklerin kaza yapmama sebep olabileceği nadir durumlardan biri de tekerleklerimin altına girmesidir. Eğer böyle bir örnek yaşanırsa, bisiklette kalmam pek olası değil. Yine, düşme nedeniyle yaralanma ve arkamdan gelen trafik nedeniyle olası yaralanmalarla karşı karşıya kalmam acı sonuçlar doğuracaktır.
Peki, Öyleyse Bisiklet Sürerken Köpek Isırıklarından Nasıl Kaçınabilirim?
Yolda köpeklere tesadüf ettiğimde en çok korktuğum şey bu. İsteyeceğim son arzu, uyuz bir köpeğin dişlerini kıçıma geçirmesi. Popom dedim ama ısırığa maruz kalan vücudumun herhangi bir yeri, özellikle de bacaklarım veya kollarım da olabilir.
İlk kan kaybını bir kenara bırakın… Enfeksiyon kapma riski veya ölümcül hastalık tehlikesiyle karşı karşıya kaldığımda muhtemelen en kısa sürede tıbbi yardım almam gerekecektir. Kuduz, özellikle ülkenin daha az gelişmiş bölgelerinde büyük bir endişe kaynağı olmayı sürdürmektedir. Umarım aşağıda belirlemeye çalıştığım stratejiler ısırılmaktan kaçınmama yardımcı olur.
“Bisikletle Türkiye Turlarımda” Saldırgan Köpeklerle Başa Çıkma – Yaklaşımlar
Bu noktada, bazı köpeklerin neden bu şekilde agresifçe tepki verdiğini ve ne gibi tehlikeler yaratabileceklerini anlıyorum. Öyleyse şimdi geriye sadece bir bisiklet turunda saldırgan köpeklerle başa çıkmak için bir strateji geliştirmek kalıyor. Elbette sert köpeklerin oluşturduğu tehlikelerden kaçınmanın birkaç yolu var. Bu da momentum ve yakınlığı, yani itici gücü ve zıtlığı en aza indirmeye dayanıyor.
Bacaklarım pedallarda serbest olmalı…
Kullanacağım konusunda derin şüphelerim var ama eğer krampon tarzında kelepçeli ayakkabı giyiyorsam, bir köpeğin bana doğru koştuğunu gördüğümde veya duyduğumda hemen klipsleri açmalı ve ayaklarımı serbest bırakmalıyım. Hâlen klips takılıyken bisikletten inmeye çaba göstermekten daha kötü bir şey olamaz. Belki de tam düşündüğüm gibi en iyisi hiç klipsli ayakkabı kullanmamaktır! İlaveten, saldırgan bir köpeğin ağzından çekmem veya çok yaklaşan bir köpeğe tekme savurmam gerekirse ayaklarımı ve bacaklarımı serbest bırakmaktan daha iyi bir çözüm olamaz.
Bisikleti bırakmalıyım…
Riskli durum karşısında, mümkün olduğunca bisikletten seri bir şekilde inmek akıllıca. Bu ilk başta mantık dışı gelebilir. Zira salt hayatta kalma içgüdüsü bana köpekle aramda olabildiğince mesafe bırakmamı ikaz edecektir.
Evet, bazen peşimden koşarak kovalayan köpeği bisikletimle geçebilirim. Ama normalde bu, köpeği yapmak isteyeceğinden daha uzun süre kovalamaya teşvik edecektir. Bisikletten inmek hareket kabiliyetimi durdurur. Bu da bisikletten düşme riskini ortadan kaldırır. Ve yola çıkıp trafiğe yakalanma, ezilme ihtimalini en aza indirir.
Daha sonra bisikleti köpeğimle aramda gezdirerek, köpeği uzakta tutabilirim. Böylece sıcak temas sorununu da çözmüş olurum. Hikâyenin bu noktasında, durumu kendi bildiğim gibi değerlendirmem gerekiyor. Tabiri caizse olayların akışına göre hareket etmeliyim.
Bazen köpek ilgisini kaybedip uzaklaşabilir. Bazen de şiddetli bir şekilde havlayıp hırlamaya devam edebilir. Her durum farklı olabilir. Doğruyu söylemek gerekirse, kendi deneyimim bana nasıl değerlendireceğimi gösterecek.
Bisikletle köpeklerin yakınından geçerken hızımı hafifletmeliyim…
Bisikletten inip iteklemem mümkün değilse, en azından yavaşlamalıyım. Bu, düşmem durumunda ciddi yaralanma riskini azaltacaktır. Diğer taraftan aşağıdaki fikirlerden bazılarını kolayca uygulamamı sağlayabilecektir.
Köpeklerden sakınmak için batonlarımı (yürüyüş sopalarımı) kullanabilirim!
“Ülke Çapında Bisiklet Turları” projem bisiklet ve yürüyüş stratejisi içerdiğinden, her daim batonlarımı yanımda bulundurmayı tercih edeceğim. (Lütfen bana hayvan haklarıyla ilgili suçlamalarda bulunup bir köpeğe vurmanın yanlış olduğunu söylemeye kalkışmayın. Bunu iliklerime kadar biliyorum. Asla kötü niyetle bir köpeğe vurmam.) Batonumu saldırgan bir şekilde değil, savunma amaçlı kullanacağımdan kimsenin şüphesi olmasın. Bisikletimle yürüyorsam… Veya düşük hızda bisiklet sürüyorsam… Ve savunma amaçlı sağa sola savurma hareketleri yaparak batonu kullanma ihtiyacı hissediyorsam, öyle yapacağım.
Şayet bir gün ardımdan kovalayan bir köpekle temas edersem, bence çok ama çok yakınımda olma ihtimalini yükseltecektir. Kendimi savunmak için baton kullanmakla ısırılmak arasında seçim yapmak zorunda kaldığımda, baton her zaman kazanacaktır.
Köpekleri kendimden uzak tutmak için taş kullanmaktan çekinmemeliyim…
Bazı bölgelerde köpekler, birinin yere uzanıp fırlatmak üzere bir taş almasına o kadar alışmışlardır ki, kovalamayı bırakıp hemen kaçarlar. Ayrıca, tehlike bölgesinden pedal çevirerek sıvışmak için taşlar iyi bir dikkat dağıtıcı olabilirler.
Usta sesimle havhavları kontrol edebilmeliyim…
Çatışma durumlarında sesimin gücünü asla küçümsememeliyim. Bu hem insanlar hem de saldırgan köpekler için aynı derecede geçerlidir. Saldırgan bir düşmana avazın çıktığı kadar bağırmak onları caydırabilir. Veya meseleyi iki kere düşünmelerine neden olabilir. Bu eylemi bir taşa uzanmakla veya batonumu sallamakla birleştirmem mümkün olabilir. Böylece çoğu köpek dört ayak üstünde kaçacaktır.
Bazı durumlarda mataramdaki su, köpekleri uzak tutmada işe yarayabilir…
Daha önce kendim denemediğim için bu benim için yeni bir deney olabilir. Kovalayan bir köpeğin suratının ortasına bir şişe su sıkmak, onu durdurabilir. Bisiklet yolculuklarında suyun oldukça kıymetli bir kaynak olduğunu biliyorum. Bu yüzden dikkatli olmalıyım. Kendimi susuz dımdızlak bırakmak istemem. Çocukluğumdaki kovboyculuk oyun günlerimdeki gibi küçük bir su tabancası taşımak da çok iyi bir fikir. Etkili olmasa bile en azından kulağa eğlenceli geliyor!
Biber gazı…
Sprey işe yarayabilir de yaramayabilir de. En ufak bir fikrim yok. Durum gerçekten vahametli kritik bir hal almadıkça bunu kullanmak istemem. En büyük dezavantajı, yanlışlıkla kendi yüzüme sıkarsam. Çözmeye çalıştığımdan daha fazla soruna yol açmam olabilir.
Sonuçlar
Geleneksel atasözünde ifade edildiği gibi: “Çözümlere inanmak, başarının yarısıdır!” Elbette yaşayan demokrasilerde çözümler sonsuzdur… Evet, başarabileceğime kalpten inanıyorum. Yolun yarısındayım…
Saldırgan bir köpekle karşılaşıldığında garantili (kesinlikle işe yarayan) bir çözüm elde etmenin tek bir yöntemi yoktur. Ancak yukarıdakilerin bir kombinasyonunu kullanmak çoğu zor durumda bana ilaç gibi gelecektir.
BİR DOSTA LEZZETLİ BİR LOKMA SUNMA
Isırık vakalarında, Sağlık Kurumları şunu tavsiye ediyor:
- Yarayı derhal sabun ve ılık suyla yıkayın.
- Tıbbi yardım alın.
- Isırığı yerel belediyeye bildirin. Gelip temel bir inceleme yapabilirler.
Ve şakası olmayan bir mevzu da şöyle gündeme gelebilir… Eğer bir gün evcil bir köpek tarafından yaralanırsam, hak etmediğim tıbbi faturalarla karşılaşmamak için iyi bir avukat tutmam akıllıca olacaktır. Mahkemeye gidip, bisikletle geçirdiğim gerçekten çok kötü bir günün masraflarını karşılamak için tazminat talep edebilirim.
Çoğu zaman gözlerimi açık tutmalı ve GÜVENDE KALMALIYIM!
Siz de öyle yapın…
Bir sonraki esintide görüşmek üzere…
Mürekkebe banmış esintili Sevgilerimle,
Gezenti Şeref
