gEZENTİ şEREF ~ E-2017/024
Esinti Tarihi: Pazar, 21.05.2017
Hayallerimi gerçekleştirecek en önemli aletin kendisi, irade gücümle birleşen BİSİKLETİM. Planlarıma göre, muhtemelen piyasadaki en kaliteli ve pahalı tur bisikletine ihtiyacım olmayacak. Çünkü “her bisiklet, onunla yolculuk yaptığım sürece bir tur bisikletidir” felsefesine inanıyorum. Seyahatimin çoğunu asfalt yollarda sürmeyi programladığım için, çok kalın olmayan lastiklere sahip basit bir tur bisikleti benim için en iyi seçenek gibi görünüyor. Sanırım çok fazla ağırlık taşımaktan kaçınacağımdan, bir şehir tur bisikleti işimi kolaylıkla görebilir. Yol bisikleti de sadece gezinmek amaçlı olabilir. Yoksa bisikletli atlet olmaya hiç niyetim yok.
Zaman zaman yol dışı arazi maceralarına atılmak istesem de bunun için bir dağ bisikletine ihtiyacım olacağını sanmıyorum.
Bu arada, birçok insanın katlanır bisikletlerle, değeri düşük dağ bisikletleriyle ve hatta anneannemden kalma nostaljik bisikletlerle turladığını gördüm. Tabii ki, bana gelince, tura çıkmadan önce bisikletimi iyice kontrol etmem gerekecek. Zira yol güvenliğim büyük ölçüde buna bağlı.
KARARIM NELERİ ETKİLEYECEK?
Bisikletle seyahat etmek harika bir histir. Ayrıca gezileri bisiklet sporuyla birleştirmenin farklı bir yoludur. Bisiklet turları, en önemli parçasından, yani tam da bisikletin kendisinden başlayarak özel ekipmana sahip olmayı gerektirir. Başlangıçtan itibaren doğru yolda ilerlemek istiyorsam, ihtiyaçlarıma en uygun tur bisikletini nasıl seçeceğimi bilmem önemli.
Piyasada yüzlerce farklı bisiklet modelinin bulunması… İnternetin bisikletler hakkında nereden başlanacağını anlamaya kaynak olabilecek kadar çok çöp bilgiyle dolu olması… Açıkçası hayal ürünü bir dünyayı düşlemekten öte kafa bulandırıcı bir gerçek.
İşte bu yüzden lojistik planlamam için bu kılavuzu hazırlamaya karar verdim. Geri dönüp listelenen görüşlere hızlıca göz atmak istediğimde, opsiyonları en iyi şekilde kullanacağımın farkındayım. Doğru kararları vermemde kesinlikle yardımcı olacaktır. Ekipman bağımlısı jargonu saatlerce süren okumaya ihtiyacım yok. Benim hazırlayacağım rehber ise okuması kolay, konuya odaklı ve sade bir Türkçeyle yazılmış olacak. 5 dakika içinde, aradığım tur bisikletini ararken nelere dikkat etmem gerektiğini bizzat öğreneceğim.
Bütçem
Her türlü ekipman yatırımında olduğu gibi, bütçem ne alacağımı belirleyecek. Ancak, başlangıçta küçük bir bütçe belirlemek, tur için uygun bir tur bisikleti alamayacağım anlamına gelmiyor. Sadece tasarruflarımı akıllıca kullanmam, hangi donanıma yatırım yapmak istediğime ve hangilerini ekonomik kullanabileceğime karar vermem gerektiği anlamına geliyor.
Genel olarak, güvenilir bir şehir turu bisikletinin fiyatı $400 ila $1.000 arasında değişirken, en iyi tur bisikletleri yepyeni ve tam donanımlı bir model için 2.000 dolardan başlıyor.
Bisikletle Gitmeyi Planladığım Yerler
Kendimi adadığım ve bağlı kalmak istediğim bir planım var elbette. Türkiye’nin 7 bölgesinde de bisiklet sürmeyi hedefliyorum. Trakya’dan tüm Marmara’ya… Karadeniz’den Doğu Anadolu’ya… İç Anadolu’dan Akdeniz’e ve Ege’ye… İlk yıl (ve belki de ikinci yıl da devam edecek) turlarıma ekseriyetle İstanbul’da ve Kuzey Trakya’da başlayacağım. Buralarda her zaman kaliteli yedek parçalar ve yenisiyle değiştirilecek ekipmanlar kolayca bulunabileceği için en uygun bir tur bisikletine ve donanıma sahip olma konusunda daha az endişeleniyorum. Ancak, daha az gelişmiş bölgelere gitmeyi planladığımda, ihtiyaç duymam durumunda kaliteli yedek parça bulmam epeyce zorlaşacaktır. Bunun bilincindeyim. Dolayısıyla planlarımı buna göre yapmam gerekecek.
En mantıklı seçeneğim “mümkün olduğunca standart” parçalardan oluşan bir bisiklet kullanmak. Başka bir deyişle, dünyanın her yerinde bulunabilecek ekipmanı ve yedek parçalarını kullanmalıyım. Disk frenler veya 700cc lastikler kullanmak güzel olsa da, bunları en ücra köşelerde tamir ettirmek veya değiştirmek benim için gerçekten büyük bir şans olabilir ancak. Bir arıza olayı, parçaların gelmesini beklerken günlerce, hatta haftalarca aynı yerde mahsur kalmam anlamına gelebilir.
Genel bir kural olarak, 26” zırhlı bisiklet lastikleri, V frenler ve çelik kadro kullanılması tavsiye ediliyor. Buna karşı çıkabilir miyim? Belki evet, belki hayır. Ama neden olmasın!
Yol Türü: Asfalt mı, Arazi Yolu mu?
Yukarıda da belirttiğim gibi, seyahatimin büyük bir kısmını asfalt yollarda geçirmek gibi geniş kapsamlı bir planım var. Püf desen uçacak türden ‘cılız’ lastiklere ve daha az ekipmana sahip temel bir tur bisikleti, başlangıçtaki konfor tercihimi karşılayacaktır. İlerleyen zaman ne gösterir, bilemem tabi. Deneyimlemeden bir şey söyleyemem.
Peki ya planım hem asfalt hem de arazide biraz sürüş yapmaksa? Öyle ya, bir kova burcu olarak sabit fikirlere sahip değilim. Çok değişken bir ruh halim vardır. Ömrüm karşıtların birliği felsefi fikriyle geçti. Neyse. Ön süspansiyonlu bir bisiklet çok işime yarardı doğrusu. Bileklerim ve kalçam kasisli, engebeli, bozuk yollarda ekstra tamponlamadan memnun kalırdı herhalde. Kuştüyünden yastığı sarıp sarmalamak gibi.
İşte o zaman bazı fedakarlıklar yapıp hem asfalt zeminde hem de arazi yollarında iyi yürüyen bir bisiklet almam gerekecek. Öyleyse benim durumumda hibrit lastikler ve sadece ön süspansiyon doğru tercih olabilir.
Rangefinder (Mesafe Ölçer) – Trip Intervals (Gezi Aralıkları)
Kısa mesafeler için hemen hemen her çeşit bisiklet işimi görecektir. Ancak uzun mesafeli yolculuklar için dayanıklı ve özellikle turlar için tasarlanmış bir bisiklete yatırım yapmayı planlamaktayım.
Öte yandan, yıllar sonra ciddi adımlar atıp sanki sıfırdan başlıyormuşum gibi hareket etmeliyim. Turlar dünyasının büyüleyici sevdasına yeni başladığımı varsayarak. Bunun için ucuz bir şey alıp birkaç kısa yolculuğa çıkabileceğimi düşünüyorum. Böylece neleri sevip sevmediğimi ve hangi parçaları yükseltmek isteyip istemediğimi görebileceğim. Buradaki ipucu, birçok kimsenin yaptığı hatayı yapıp gerçekten ihtiyacım olmayan bir bisiklete baştan yüklü miktarda yatırım yapmamam gerektiğidir.
Toplu Taşıma Araçlarını Kullanmayı Düşünüyor muyum?
Alında düşüncesinin sinyali bile tüylerimi diken diken ediyor. Evet, sanırım bisiklet turlarının en stresli kısımlarından biri, bisikletimi otobüse, metroya, tramvaya, trene veya feribota bindirmem gereken kısım. Sanırım Türkiye’deki insanlar henüz standart bir bisiklet kültürünü kabul etmeye henüz hazır değil. Çünkü hiçbir şekilde saygı göstermiyorlar. Bir yandan sürücüler, diğer yandan toplu taşıma kullanıcıları, özellikle büyük şehirlerde bisikletleri canavar olarak görüyor. Bolca kavga, tartışma, anlaşmazlık, münakaşa, fikir ayrılığı, aklınıza ne gelirse!
Bazen önceden rota planlarımı yapabilir ve en doğru şekilde yolculuk yapmayı başarabilirim. Deniz aşırı, çok uzak varış noktaları, yoğun trafiğin aktığı arterler olmadığı sürece toplu taşıma araçlarına ihtiyacım olmayabilir. Ama bazen de beklenmedik bir arıza veya hastalık nedeniyle aniden otobüse, metroya binmek zorunda kalabilirim. Satın alma planım ne olursa olsun, bu gibi durumlarda stresimi iki katına çıkaracak tandem bisiklet, el arabası, golf arabası, alışveriş arabası, troleybüs veya tekerlekli sandalye gibi bazı araçlar mevcut.
Katlanabilir bisikletlerin bisiklet turcuları arasında giderek daha popüler hale geldiğini görmüyor değilim. Sağlam, küçük, kolayca katlanıp taşınabilir görünüyorlar. Özellikle çeşitli otobüs, metro, tramvay ve tren yolculukları söz konusu olduğunda, kısa ve orta mesafeli bisiklet turları için ideal olabilirler.
En İyi Mazeret Rahat Bir Model Edinmektir
Bisiklet turculuğu, geleneksel bisikletçilikten biraz farklıdır. Selede daha uzun saatler geçireceğim için bana göre konfor hızdan çok daha önemlidir.
Özellikle tur amaçlı tasarlanan bisikletler, sürücünün daha rahat ve dik bir pozisyonda oturmasını sağlayan farklı bir kadro geometrisine sahiptir.
Sonunda belirli bir modele karar verdiğimde, aynı gün eve dizlerim veya boynum ağrıyarak dönmemeyi umuyorum. Böyle bir can acıtıcı tecrübe, bisikletin konfora uygun yeniden ayarlanması veya değiştirilmesi anlamına gelir. Kim bilir, belki de sele yüksekliğinde veya gidon pozisyonunda ufacık bir değişiklik, bisikletle tepesindeki tüm hayatımı tamamen değiştirebilir.
BİR TUR BİSİKLETİNİN TEMEL BİLEŞENLERİ
KADRO
Alüminyum mu, çelik mi? Tur için hangisinin daha iyi olduğu konusunda bitmek bilmeyen tartışmalar var. Alüminyum daha hafif ve daha pahalı… Öte yanda, çelik ise daha ağır ve daha ucuz… Bisiklet turlarımda ücra bölgelerden geçerken, kadrom çatlarsa alüminyum kaynak yapabilecek birini bulmak zor olabilir. Ancak çelik kadrodaki hasar küçük kasabalarda bile rahatlıkla giderilebilir.
SÜSPANSİYON
Süspansiyon, toprak ve çakıllı yollarda bisiklet sürmek için sahip olunabilecek en önemli eklentilerden biridir. Ancak, bozulursa tamir ettirecek bir bisiklet servisi bulmak zor olabilir. İstanbul veya diğer büyükşehirlerde tur yaparken bu ciddi bir sorun değil. Doğu ve Orta Anadolu gibi daha az gelişmiş bölgelere gittiğimde gerçekten can sıkıcı bir durumla karşı karşıya kalabilirim.
SELE
Her şey bir tarafa… Sanırım duymam gereken tek şey bu: deri. Plastik ve köpük selelerden uzak durmalıyım. İlk gün ne kadar rahat olurlarsa olsunlar, er ya da geç metale dayanma ihtimali yüksek. Üreticiler, deri selenin sürücünün poposunun şekline uyum sağlamasının birkaç hafta sürdüğünü iddia ediyor. Kanımca bu gerçekleştiğinde, bisikletimin en kıymetli parçası haline geleceğinden adım gibi eminim.
DIŞ LASTİKLER
Bisiklet lastikleri söz konusu olduğunda iki şey önemlidir: ebat ve diş derinliği. 26 inç lastikler, ülkenin her yerinde bulabileceğim jant ölçüsüdür. Ancak, 28 inç lastiklerin de fena olmadığını duydum. Diş derinliği ise bisiklet sürmeyi planladığım arazi ortamına göre belirleyebileceğim önemli bir mevzu. Ne kadar çok arazide yol alırsam, o kadar çok diş derinliğine ihtiyacım olacaktır.
HAREKET ZİNCİRİ
Araştırmalarım sonucunda, neredeyse hiç bakım gerektirmeyen ve kapalı bir vites sistemi olan yeni Rolhoff göbeğini kullanan bisikletçilerin sayısının giderek arttığını gözlemledim. Her şey kapalı olduğu için kirli ve tozlu yollarda bisiklet sürmek için harika. Ancak maliyeti 1.000 dolardan fazla. Ayrıca, olası bir arıza durumunda, tamir için servise göndermem gerekecektir. Sonrasında kim bilir ne zaman elime geçer? Tur yatar mı, bilemem. Öyleyse sanırım geleneksel vites değiştiriciyle devam edeceğim.
FRENLER
Yedek parçaları her yerde kolayca bulunabildiği için V frenleri mi tercih etmeliyim? Yoksa disk veya hidrolik frenleri mi tercih etmeliyim? Neyse ne. Her halükârda, yedek parçaları yanımda taşıdığımdan emin olmalıyım. Eğer bu kolay bir seçenek değilse, civardaki bisiklet tamircisine veya tedarikçilere olabildiğince hızlı ulaşabilmeliyim.
GİDON
Bisikletimin tepesinde uzun saatler geçireceğim aşikâr. Bu yüzden, ellerimi gidona yerleştirmek için farklı seçeneklere sahip olmalıyım. Bu birbirinden ayrı performans bileklerdeki sancıyı gidereceğinden işe yarayabilir. Kelebek gidonlar, alçalan gidonlar ve düz gidonlar iyi seçenekler. Yine de tamamen kişisel bir tercih. Sanırım her birini tek tek deneyip hangisini daha çok beğendiğimi ve hangisini daha rahat hissettiğimi yaşayarak göreceğim.
BAGAJ
Olmadık bir zamanda, herhangi bir arızayla karşılaşıp ıssız bir yerde mahsur kalmak istemiyorum. Bir bagaj kırılıp hasar gördüğünde, eşyalarımı yenisiyle değiştirebileceğim bir yere taşımakta ciddi sorunlar yaşamam işten bile değil. Bu nedenle bagaj aparatları seçimim çok önemli. Kaliteli bir bagaj, yatırıma değer bir üründür. Çelik olanından almalıyım. Ağırlık açısından daha ağırca bir seçenek ama çatlarsa kolayca kaynak yapılabilir.
Mamafih yükümü düşük ağırlıkta tutmak istediğim için ön bagaj almayı şimdilik planlamıyorum. Tüm bu anlamsız yüklerle kağnı gibi gitmek istemiyorum. Salyangoz hızından ne farkım olurdu ki!
Arka heybeler yerden daha yüksekte olmalı. Böylece daha temiz kalacak ve bozuk yollarda manevra yapmak daha kolay olacaktır.
MATARA KAFESLERİ
Yolculuk sırasında uzun saatler boyunca bisiklete bineceğimi varsayıyorum. Bazen yolumun üstünde bir çeşme ile karşılaşmam mümkün olmayabilir. Arzu ettiğim suya kavuşamayabilirim. Bu yüzden bisikletime ekstra su matarası koymam gerekiyor (en az 2 adet). Belki de hariçten bir de termos işimi görebilir.
Bu yazı da buraya kadar olsun. Daha fazla uzatmama gerek yok. Nasılsa bu mevzuya daha çok dönüşler yapacağım.
Bir sonraki esintide görüşmek üzere…
Mürekkebe banmış esintili Sevgilerimle,
Gezenti Şeref
