Lojistik Planlama: Güvenlik Planlaması

gEZENTİ şEREF ~ E-2017/021

Esinti Tarihi: Pazar, 14.05.2017

Güvenlik söz konusu olunca… Türkiye sınırları dahilinde yapmayı planladığım bisiklet turlarında hangi şehirlerden uzak durmam gerektiğini tasavvur etmeli miyim? Belki. Birçok soru canlanıyor zihnimde. Hâliyle kesinlikle haklıyım. Bu ülkede bir bisikletçinin güvenliği için en büyük tehlike trafik. Gelişmekte olan ülkelerdeki trafik kazaları, bisikletli turcular için gerçek bir risk. Ancak yoğun trafikte pedal çevirmek, silah zoruyla gasp edilme, soyulma veya herhangi bir terör saldırısında vurulma endişesi kadar kaygı yaratmıyor gibi görünüyor.

İşte bu yazıda birçok güvenlik sorununu ele alacağım.

Şahsen ben diğer Ortadoğu ülkeleriyle kıyasladığımda, Türkiye’yi yeterince güvenli buluyorum. Ancak güney Türkiye’de Toros Dağları’nın tepesindeki Kuş Yuvası veya Bayburt-D915 karayolu gibi kötü şöhretli “ölüm yolları” var. Ve bunlardan her ne pahasına olursa olsun kaçınılmalıdır! Aynı şekilde, tüm sahil yolları virajlıdır ve tamamen dağların arasından geçer. Bu nedenle son derece dikkatli olunması gerekir.

Karadeniz Bölgesi… Yurdun kuzey illerinde pedal çevirmenin sinir bozucu olacağından şüphem yok. Ama şimdiye kadar oradaki şiddet olaylarına karışan bisikletli turcuların haberlerini okumadım. (Yanılıyorsam diye düzeltme hakkını kendimde saklı tutuyorum!) Türkiye’de bisikletli turistlere yönelik silahlı saldırı veya soygun gibi olayların kayıtları İstatistikler sayfamda düzenli bir şekilde tutulabilir. Böylece belli bir zaman sonra ülke genelinde pedal çevirmenin ne kadar güvenli olup olmadığı konusunda bir fikir oluşturabilirim.

Kısa bir not:

(Belirli yerlerde meydana gelen bilinen saldırılar, hırsızlıklar ve hatta trafik terörü olayları hakkında bilgileri açıkça paylaşabilirim. Böylece yola çıkmış insanların o bölgelerden geçerken kimi önlemler almasına yardımcı olabilirim. Bunlar, bir bisikletli turistin veya sırt çantalı gezginin kesici aletler ve/veya bir silah zoruyla soyulup saldırıya uğradığı hatta özellikle suç oranlarıyla bilinen yerler olabilir. Fırsatçı hırsızlıktan ziyade, bu olayların yerel halk tarafından tekrar tekrar işlenme olasılığının yüksek olma ihtimalini göz önünde bulundurmak gerekiyor. Her zaman alenen olmasa da, sırf bu nedenle bile vakaların nerede gerçekleştiğini önceden bilmek epeyce faydalı olabilir.)

Yıllar sonra kendime sağlam bir sele rezerve ederek ilk “Yurtiçi Bisiklet Turumu” planlamaktayım. Heyecanım sonsuz. Coşkum yerinde. Keza buna uygun hazırlarım gırla. Bisiklet turlarım sırasında yolda güvende kalmak için aşağıdaki ipuçlarının faydalı olacağını düşünüyorum. ‘Kurtlar Vadisi’nde “kapana kıstırılmaktan”, “tuzağa düşürülmekten” nasıl kaçınılacağından tutun da bir grup vahşi köpekle karşılaştığımda ne yapacağıma kadar bir dizi önlem planı bu. Kendimi (ve sizi) koruma altına almaktan söz ediyorum yani!

GÜVENLİ BİSİKLET SÜRMENİN İPUÇLARI & TAVSİYELERİ

Aslında bu bölüme, tereciye tere satmaya kalkışmıyorum diyerek başlayacağım! Birilerine çok iyi bildiği bir konuda bilgi vermeye çalışmak gibi bir haddim olamaz. Eğer bunları zaten biliyorsanız veya zor yoldan öğrendiyseniz, muhtemelen bu bisiklet ipuçlarının her biriyle özdeşleşmiş sayılırsınız. En azından karşılaştırma yaparsınız. Söz gelişi bu hatırlatmayı daha fazla kendim için yapmam gerekiyor. Çünkü sık sık referansına sığınabileceğim çok kıymetli bir hazine olacağından şüphem yok. Bununla birlikte, bu bisiklet turlarımı yaparken özellikle daha önce ziyaret etmediğim bölgelerde, şehirlerde, her zaman yeni durumlarla karşılaşacağımı varsayıyorum. Bazen, zamanla edindiğim alışkanlıklar en iyi tepkiyi veren şeyler olmayabilir.

Gerçi bu bisiklet güvenliği ipuçlarını, bisiklet turlarının gerçek bisiklet sürüşü kısmıyla sınırlı tutmak istesem de… Doğada wild-kamp yaparken ve diğer durumlarda nasıl güvende kalınır, bunlar için ayrı blog yazıları gerekiyor!

Bunlar için ayrı yazılar tasarlamak son derece güzel bir fikir. Programıma aldım.

VAHŞİ HAYVANLAR & ZOMBİLER

Hayır, tabi ki henüz “The Walking Dead” gezegeninde değiliz. Ama doğal bitki örtüsü (flora) ve hayvanlar (fauna), yani doğal dünya, yaban hayat, kırsal yollar, köyler ve mahalleler, keşke doğmasaydım dedirten ve “Çok da umurumdaydı!” diyemeyeceğiniz anlar yaratabilecek hayvanlarla dolu… Doğadaki hayvanlar, kolayca hayatta kalmaktan zorlu düellolara (affaire d’honneur), kolay avlanmaktan kurnazca sıvışmaya kadar çeşitlilik gösteriyor.

* Köpekler

Dört ayaklı sevimli dostlar bazen çok can sıkıcı olabilir. Ancak çoğu aslında tehlikeli değildir. Kendi bölgelerinde çadır şeklinde tuhaf bir nesne gördüklerinde, haklı olarak bana bir saat boyunca havlamaları oldukça normal bir durum. Çadırdan çıkmama gerek yok. Sadece onlara bağırıp defolup gitmelerini söylerim. Eninde sonunda insan olduğumu anlarlar. Elbette Sivas’ın Kangal köpekleri hariç. Umarım hiç karşılaşmam.

Sokak köpeklerini bir yere kadar idare edebilirim. Ama özellikle kırsal kesimde gezinirken veya yol alırken çoban köpeklerine dikkat etmeliyim. NE OLURSA OLSUN kendileri sürüyü korumak için eğitilmişlerdir.

* Yaban Domuzları ve Ayılar

Çadırımın etrafında bir yaban domuzunun homurdandığını duyarsam çıt çıkarmamalıyım. Onu ürkütmemeliyim. Bir süre sonra defolup gidecektir.

Aynı şey ayılar için de geçerli. Her halükârda, geceleri başucumdaki ayı spreyiyle uyumak en doğrusu.

Ola ki onlardan bazısıyla ormanda veya yol kenarında karşılaştım diyelim. Kesinlikle yakın temastan kaçınmalıyım. Sessizce ve göze çarpmayan hareketlerle olabildiğince çabuk bölgelerinden çıkıp, kaybolmalıyım.

Buraya kadar yazdıklarım sadece hayvanlar için değil; dışarıda fena insanlar da var. Kötü ruhlu yaratıklardır onlar.

* Diğer Vahşi Hayvanlar

Yiyecek kokusu hayvanları cezbeder. Ormanın ortasında, hatta sahilde, bir nehir kenarında (güvenli bir alan olmadığı sürece) mangal yapıyor veya lezzetli yemekler pişiriyorsam, bunu kamp alanından en az yüz metre uzakta yapmalıyım. Ayrıca çadırımın içinde asla yiyecek bulundurmamalıyım. Bunun yerine dayanıklı yiyecek torbasını sağlam bir iple bir ağacın tepesine asmalıyım.

* Sinekler ve Diğer Uçan Böcekler

Tarlaların kenarında bisiklet sürerken uçan büyük bir böcek sürüsü kafama kurşun gibi çarpacaktır. Bu yüzden kaskımı başımdan hiç çıkarmamalıyım. Ayrıca gözlerimi sineklerden, sivrisineklerden ve döküntülerden korumak için gözlük takmalıyım. Bazı durumlarda arıcıların kullandıkları koruyucu tüllerden de edinmekte fayda var diye düşünmekteyim.

Belki de sinekleri uzak tutmak için yanımda bir şişe böcek kovucusu (Sinkov gibi) taşımak iyi bir fikir olabilir. (Böcek ilacı değil. Zira haşaratın yüzümde nallarını dikmesini istemem.)

YOL, HAVA TAHMİNİ, KONFORLU SÜRÜŞ

* Trafik

Türkiye’deki ana yolların çoğu duble yol ve geniş şeritlidir. Ancak bazılarında (özellikle kırsal bölgelerde), bırakın emniyet şeridini hiç şerit dahi yoktur. Bu yüzden haklı olarak tüm kulvarı kullanmam icap edebilir. Yine de beklenen düşük hızım nedeniyle çoğu zaman pratik olmayacağı kanısındayım.

İşte o sırada yolun sağ tarafına yakın durmam gerekiyor. Ama kenara çok da yaklaşmamalıyım. Çünkü mevzubahis bir hendekse kontrolü kaybedip baş aşağı düşüp kaza yapabilirim.

Diyeli birisi bana korna çalıyor. Selam vermek için mi, laf atıp sırnaşmak için mi, yoksa uyarı amaçlı mı hemen kestiremeyebilirim. Bu durumda, neme lazım, süratimi düşürüp yavaşlamalı ve biraz daha sağa yaklaşmalıyım.

Her zaman yandan esen güçlü rüzgâra dikkat etmeliyim. Bazen beni diğer şeride veya yoldan dışarı itebileceğini hesaba katmalıyım.

* Kötü Hava Koşulları

Hava durumunu her gün kontrol etmeyi planlasam da beklenmedik bir sürprizle karşılaşabilirim. Hiç ummadığım anda, yazın bile kötü bir durumda kalabilirim. Neyse ki bu durumlardan kaçınmak için bazı ipuçları var.

  • İşler daha kötüye gitmeden önce sığınak aramalıyım.
  • Çadırımı sağlam bir şekilde sabitlemeliyim. Veya yakındaki ağaçlara bağlamalıyım.
  • Açık alanlardan uzak durmalıyım.
  • Eğer yüksek rakımda bulunuyorsam, mutlaka ağaçlık alana inmem gerekiyor.
  • Hava buz gibi soğuksa katiyen ıslanmamalıyım.
  • Rüzgârlı havada ateş yakmamalıyım. Bunun yerine acil durum battaniyesi kullanmak yerinde olacaktır.

* Sağlıklı Kalmak

Diğer yanda, rahat edebileceğimden daha fazla süreyle bisiklete binmeye asla çalışmamalıyım. Yollar kısalmaz, tersine uzar. Sürüş güçleşir, yorgunluk had safhaya çıkar. Bittiğinde ise bedende acısı fecidir. Devam edebileceğim normal bir kapasite var, kendime kahramanlık yapacağım diye şartları zorlamamalıyım. Aksi takdirde, dediğim gibi, bisikletçiler arasında sıkça sözü edilen diz problemleri, hassaslaşmış popo sızısı ve ıstıraplı kalça ağrısı gibi acılar baş gösterecektir. Sağlıklı kalmak için sıkıntısızca pedallamak en doğru şekil.

Diyelim bu türden ağrılara, acılara maruz kaldım. O zaman ne yapmalı?

Yanımda bir tüp iltihap giderici, ağrı kesici, antiseptik bir krem; bacaklarım için kas gevşetici bir krem ​​ve cilt sorunlarıma, hatta yara izlerime iyi gelen bir provitamin B-5 cilt kremi taşıyabilirim. Ayrıca sıcak yaz günlerinde güneş kremimi de unutmamalıyım.

Beklenmedik kazalara karşı ise ilk yardım çantasını her zaman hazır bulundurmalı ve kolayca ulaşabileceğim bir yere koymalıyım.

BİSİKLET TURUNDA GÜVENLİ BİSİKLET SÜRMEK İÇİN DİĞER İPUÇLARI

Yukarıda bahsettiğim liste sınırlı bir güvenlik ve emniyet koşulları listesiydi. Şimdi tehdit ve tehditleri daha detaylı inceleme zamanı.

* Bisiklet Bakımı

Bisikletin bakımını gerçekleştirmek, her bisiklet turunda rutin bir iş haline gelmeli. Lastiklerin yeterli basınca sahip olduğundan emin olmak çok basit. Ama bazen insanlar cıvataların sıkılmış olması gibi basit şeyleri gözden kaçırıyor. Özellikle ön ve arka bagaj cıvataları zamanla gevşemeye meyillidir. Bagaj çubuklarının yerlerinden oynayıp jant tellerine takılmasını kesinlikle istemem. Bu nedenle, çamurlukları, jantları ve lastikleri düzenli olarak kontrol etmeliyim. Lastiklerde aşınma derecelerini eşitlemek için ön ve arka lastikler yer değiştirmeli ve jantlarda çatlak oluşmadığını düzenli olarak kontrol etmeliyim. Bu da ciddi sorunlar ortaya çıkmadan önce onları önlemenin iyi yollarıdır.

* Trafik Kanunlarına Uymak

Türkiye’deki geçerli trafik kurallarını bilmek veya en azından yerel bisikletçilerin yaptığını yapmak, bisiklet sürerken güvende kalmanın bir başka yoludur. Her ne kadar burada “bisiklet turunda kask” tartışmasını başlatmak istemesem de, kırsal kesimde kask takmam gerekiyorsa, takmalıyım! İzole kırsal bölgelerde, ücra arazilerde veya küçük kasaba ve köylerde kaskı uygun bir zamanda çıkarabilirim. Şeritler ve trafik ışıkları, standart sollama kuralları, tüneller, köprüler, kavşaklar, yaya kaldırımları ve yaya geçitleri, motorlu taşıtlar için neyse bisikletler için de aynıdır.

* Dikkat Et! (Kontrol Et… İki Kere Kontrol Et…)

Yola çıktığımda etrafımda olup bitenlerin farkında olmam gerekiyor. Bisiklete otobüs aynası takmak pek bana göre olmasa da, bazı insanlar arkalarındaki araçların ne yaptığını bilmek için afili ayna takmaya bayılıyor. Arka planda yaklaşan zebella bir kamyonun sesini duymaya da yakında alışacağım. Bu da bana şunu hatırlatıyor: Bisiklet sürerken müzik çalar kulaklıkları takmak hepten kötü bir fikir!

* Her İki El Gidonda Bisiklet Sürmek

Çocukluğumda yaptığım gibi, bir elimle gidonu tutup yolda bisiklet sürerken diğer elimle selfie veya video çekmenin ne kadar havalı olduğunu düşünebilirim. Bir çukura çarptığımda önden fırlayıp tüm dişlerimi döktüğümde muhtemelen bu kadar yaratıcı görünmeyeceğim! Eğer bagajı tam dolu bir bisikletle “arkası ağır” biçimde seyahat ediyorsam, düşme ihtimalim daha da yüksek olacaktır.

* Çukurlara Dikkat Et!

Bu mevzu, araba kullandığım zamanlardan kalma, dikkatli olmam gereken bir alan ve bana şunu hatırlatıyor… Derin olsun olmasın, çukurlara dikkat et! Güzelce döşenmiş, yenilenmiş yol kısımlarında bile birdenbire çukurlar ortaya çıkabiliyor. Bisiklet sürerken tek bir yol çukuruna girip dengemi kaybetmem bile ciddi bir kazaya sebep olacaktır. Bu nedenle çok yağışlı havada veya hava karardığında bisiklete binmeyi düşünmüyorum. Çevrede yeterli ışıklar olsa bile gece bisiklete binmekten kaçınacağımı biliyorum. Bisiklet sürerken bir çukura çarpıp yaralanmayı asla istemiyorum!

* Hızımı Kontrol Ediyorum

Bisiklet turları yaparken yüklü bir bisikletle çok hızlı gitmek, özellikle bir durum hariç (yokuş aşağı inerken), karşılaşmak isteyeceğim bir sorun değil. Saatlerce yokuş yukarı koştuktan sonra, kendimi bırakıp diğer taraftan olabildiğince hızlı inmek cazip gelebilir. Ancak sağduyum pedalları ve gidonu kontrol altında tutmamı söylüyor. Birkaç kez durmam gerekiyorsa bile, 60 km/s hızla atın sırtından düşer gibi yere çakılmaktan iyidir.

* Alkollü Haldeyken Bisiklet Sürülmez

Bisikletle Türkiye turlarımı, “Bisiklet & Yürüyüş” ile “Bisiklet & Şarap” olarak adlandırsam da, bisiklet sürerken fıçılık alkol tüketeceğim anlamına gelmiyor. Ulu manitu, hayır tabi! İlahi içki seansları kamp yapacağım veya barınacağım konforlu gecelerde olacaktır. Birçoğuna göre bira ile bisiklet çok iyi gidiyor gibi görünüyor. Ama bence şarap turları ve bisiklet kulağa daha hoş geliyor. Metaforik mesaj şu: “Sarhoşken bisiklet sürmeyin!

* Yolda Bir Çizgiye Bağlı Kalmak

Bisiklet turlarım sırasında sürüş açısından zor olmayan, daha rahat bir yol güzergahı bulmayı muhtemelen yakında başaracağım. Şahsen ana yollarda kaldırıma çok yakın olmayı (böylece yakınımda bir araç varsa en azından biraz boşluk kalır), yolun çok içlerine doğru da gitmeyi tercih etmeyeceğim ortada. İzleyeceğim şerit, özellikle de yoğun akan bir trafikte, arkamdan yaklaşan sürücüler için bir miktar öngörülebilirlik sağlayabilir.

* Kırmızı Işıklarda Dur!

Aslında bu, trafik kurallarına uyma konusu çerçevesinde ele alınabilir. Ama tekrar belirtmekte fayda var. Kırmızı ışıkta geçmek, 80’lerin Atari oyunu olarak Konami tarafından geliştirilen “Frogger”ı oynamak gibi. Er ya da geç, “pat, küt sesi” çıkarabilirsin. Yani sert bir yüzeye çarpıp, ıslak bir cismin sert bir şeye çarpması gibi bir ses çıkarmayı başarabilirsin.

* Kör Noktalardan Kaçınmalı

    Araçları, özellikle de büyük kamyonları, tırları geçerken, oluşabilecek kör noktaların farkında olmalıyım. Basit kural şu: Eğer sürücüyü (ister aynadan ister camdan) göremiyorsan, o da seni göremez. Çoğu bisikletlinin, dönüş yapmak üzere olan bir kamyonun yanından geçerken sorun yaşadığını duymuştum. Bir an için geçiş hakkının kimde olduğunu unutup, 20 tonluk büyük kamyonun ne kadar zarar vereceğini düşünmeliyim! Bu kriter, dikkatsiz araç sürücülerinin olduğu şehirlerde de geçerli ve bir sonraki konu bu.

    * Park Halindeki ‘Araba Kapısı’ Bölgesine Dikkat Etmeli

      Bisikletliler için en büyük risklerden biri küttedek gelen “kapı çarpması” hadisesidir. Bu genellikle sorumsuz park etmiş arabaların yanı başında çok yakın bisiklet sürerken gerçekleşir. Herifçioğlu inmek için aniden arabasının kapısını açmaya yeltenir ve pat! Ben de çarpmış olurum. Park etmiş arabaların yanından geçerken, bir kapının açılabileceğini varsaymak, birilerinin mesuliyetsiz inebileceğini gözlemlemek önemli. Sürerken yan tarafta yeterli boşluk bırakmak her zaman iyi bir fikirdir. Tekrar söylüyorum, bir an için neyin doğru neyin yanlış olduğunu unutup güvenliğimi düşünmeliyim!

      * Kavşaklar ve Döner Kavşaklar

        Her ikisi de, özellikle de bisikletin arkasında römork çekerek tura çıkmaya karar verirsem, bisiklet sürerken her zaman risk oluşturabilir. Trafiğin hızını ölçmek ve uygun bir boşluk bulmak için 10 vakadan 9’unda kavşaklarda durmak akıllıcadır. Özellikle döner kavşaktan çıkmak da zorlu bir süreç olabilir, bu yüzden iyi, güvenli bir şerit seçtiğimden emin olmalıyım. Kavşaklarda, kırmızı ışıkta durmayı daha önce anlatmış olsam da (hiç ışık olmayan, “dur… izle… ve dinle…” kuralının geçerli olduğu yerlerde), başkalarının da aynı şeyi uygulayacağını varsaymamalıyım! Maalesef herkes kuralcı değildir. Kuşkusuz, oldukça sık, bisikletlilerin ışık ihlali yapan gamsız birileri tarafından neredeyse çarpıldığına tanıklık edebiliyoruz.

        * Köpeklere Dikkat Et!

          Bu kısmı çok seviyorum. Köpeklerle “ebelemece” (yakalamaca/kovalamaca) oynamak her zaman güzeldir. Türkiye’de köpekler genellikle tasmalı tutulmaz. Üstelik sokak köpekleri, bahçe köpekleri ve çoban köpekleri bölgelerini savunurken saldırgan olabilirler. Her durum kendine özgüdür. Ancak bisiklet turunda saldırgan köpeklerle nasıl başa çıkılacağına dair bu ‘eğlenceli’ konuyu daha sonraki birçok yazımda ele alacağım.

          Sanırım bu bisiklet yolculuklarında güvenlikle ilgili temel ipuçlarını tekrar tekrar okuyacağım. Herhangi bir olayla karşılaşırsam, başımdan geçen o hadiseyi de bir şekilde paylaşacağım. Önemsiz görünen ufacık bir tavsiye bile, bazen bisiklet turunda birinin yaralanmasını veya daha kötüsünü önlemeye yardımcı olabilir. Ben de kendi payıma düşeni yapmak ve bisiklet camiasının turlardaki güvenliğini sağlamaya katkıda bulunmak istiyorum! Gördüklerimle, yaşadıklarımla, yazılarımla… (1)

          Bir sonraki esintide görüşmek üzere

          Mürekkebe banmış esintili Sevgilerimle,

          Gezenti Şeref

          (*) Önceki Makale: Lojistik Planlama: Yurt Dışına Vizeli Çıkışlar

          (*) Sonraki Makale: Köpek Saldırıları ~ En Korkunç Kâbusum

          >>> [iÇERİKdİZİNİ]

          ***📚***

          1. Tamam. Genellikle bu Esinti Güncesini şahsım için kaleme alıyorum. Cümleleri çoğunlukla birinci özne zamiriyle kuruyorum. Ama siz, kendiniz okurken her zaman “SEN” şahıs adılıyla yer değiştirebilirsiniz. ↩︎
          error: Content is protected !!