**Şakacı Sokak~13**
Yaprak Dökümünde Bir Şakacı Sokak
Yağmur yağdıktan sonra, şuraya buraya ışıklar serpildi gökyüzünden. Aydınlık, gölgelerin içine martı kanatları gibi parça parça düştü. Pencereyi açtım. Ötelerde bir gökkuşağı, belli belirsiz uzanmış yatıyordu. Birden sarıya boyandı bütün bulutlar. Durmadan, koşan bulutların rengi hızla değişip, pembeye döndü sonra. Sonra kahverengi, sonra gri ve sonra da kül rengine. Uzak maviliklerde “toprak” adalardı bunlar. Artık koşmuyorlar, yüksek yerlere çekildikleri için… Ya evdeki saksı, bahçeden getirilen nemli toprak; gözlerim pencereden görünen kökleri güze serili, şimdi çıplak ve yoksul ağaçlarda, ahı gitmiş vahı kalmış pencerlerde… Sessizlik ise neredeyse evvel zaman içindekileri aydınlatıyor…
[📷 Makale fotoğrafının detayı ise şöyle: Eligül ailesinin eski bahçesinde… Ayaktakiler soldan sağa: Şerife Toprak, Şerife Toprak’ın akrabası (aynı zamanda Hadiye Eligül’ün kiracısı), Tahsin Eligül, Naciye Tümcan, Gülzerin Tümcan, Şakacı Sokak’tan bir komşu, Hadiye Eligül, Zekiye Bala, Yakup Kutun… Oturanlar soldan sağa: Güzin Tümcan, (hemen önünde) Saliha Toprak, Türkan Kutun, (onun önünde) Sayime Kutun, Ahmet Toprak, (onun önünde) Cumhur Bala, Neşe Bala, Ayşe… (1955)]
YENİDEN BAHAR OLSA.. KOMŞULARIN SICAK GÜLÜŞÜYLE AYDINLANSA AL GÜLLÜ BAHÇELER..

Hayhay geriye bakmak için çok çaba gösterilmeli
Ayakta kalmış birkaç candan daha dinlemeli
Şakacı Sokak’ın orijinal sakinlerini
Amma benim hatırlayabildiklerim altmış sonrası
Ve minikken tanışık olduklarım ile kandaş saydıklarım
Ve ilk ağızda sayabileceklerim ile sınırlı değildir hâşâ
Kimi vakit çocuk yaştayken kimi vakit körpe delikanlıyken
Rast gelse de birinden diğerine bu tarihçeler
Komşu geleneklerinde de muayyen mahalleliler
Hadi bakalım akla kimler gelecektir
Sırasıyla neşredelim kardeş-dost-arkadaş tümünü
…***…
Kimlerden nerden neresinden tanılamaya girmeli
Köklerden mahallemizin erbabı âlicenaplardan mı?
Artık lâkin pek büyük çoğu rahmetli olmuş
O güzelim Şakacı Sokak’ın güzelim insanlarının
Gayrı ekseriyetle tek tük öykü olmuş yaşam portrelerini
Beyaz kâğıda döker gibi bu volüm içinde tutkallaştırmaya
Silinmesi mümkün olmayacak şekilde iz bırakmalarını
Bu mazinin tumturaklı hikâyelerin kutlu sihirlerini
Mutlu bir destanda kolektif çözümleyelim hep birlikte
Sıra sıra mandallayalım fotoğraf şölenini
Dizi dizi sökerek beyin arşivlerinde kalan yadigârı
…***…
Bununla beraber biraz da tarih yapalım
Tarihe derinden derine bakalım
Ve eminim ki halen birçoğumuzun bilgisizce atladığı
Veyahut da bilinip de kasten kendine sakladığı
Ama çıkartıldığı kadarıyla bir lahza
Şakacı Sokak’ın o pek ünlü ailelerini
Hatta ünsüz ünlülerden önce gelen figürlerini
Lakaplarıyla namlı maruf saltanat dosyasını
Dinsel töreleriyle şanlı türbelerine ermiş babaları
Şeyhülislam cemaatine maarif kontenjanlı olanları
Ve askeri nizamdan emekli emeksiz paşa soyları
Koca sokağa muhtar olmuş zat-ı muhteremleri
Aslen asimile olmuş mamur ve bakımlı ecnebileri
Göçlerden nasibini almış bilumum familya evreni
Sonuçları vaktiyle harp ile programlanmış
Kadıköy’den bu yana Şakacı Sokak istikametine
Elbette Boğaz’ın asil Anadolu Yakası köylerine
Özelinde Kadıköy’üne, Erenköy’üne, İçerenköy’üne
Bağdat hattı üzerinde dere yataklarıyla sulanan
Bostancı, Ayşe Kadın, Kazasker, Kozyatağı köylerine
Ve İstanbul’un tüm diğer semtlerinde aynen olduğu gibi
Boşnaklar, Arnavutlar, Yugoslavlar, Selanikliler
Çerkesler, Abazalar, Kırım’dan Tatarlar
Tekmili muhtelif türden göçmen sayılanlar gelip yerleşmişler
Şakacı Sokak da geç kalmamıştır nasibini almış oymakta
Özellikle Selanikliler, Arnavutlar
Ecnebi figüranlardan Ermeniler, Rumlar
Ama esas itibariyle haklarını iade edelim
Erzincan’dan çıkıp kök salanlar
Sonra tabii yurdun dört yanından yumrulananlar
Özellikle benzetmekte güçlük çekmeyeceğimiz
Karadeniz’den gelen noksansız ahali uşaklar
Ve de elbette aklıma gelmeyen diğerlerine
Tatminkâr ölçülerde yerler bırakılır, haiz edilir
…***…
Dedim ya saymakla bitmeyecek,
Hele uzun birer mısradır bu denemeler
Bir yerden başlayacağız yüzde yüz
Ekal familyasından, Eligül familyasına
Kutun familyasından, Yüksel familyasına
Sayman familyasından, Toprak familyasına
Arada kaçan familyaları da hatırlayıp
Çalışacağız üzerinde çıkartacağız grafiklerini
Bu sınıfın adı belli “Şakacı Sokak Portreleri”
Katkılı laboratuvar şartnamenin baş tacıdır
Bir zaman müsaade ile salt adlara değineceğiz
Çalışmanın ömrü vefa ettiği kadar
Portrelerin biyografisine de
Kolektif destek biyolojik değerde aktığı sürece
Sıra sıra bir yaşam ipidir, dizilip başlanacak sözler
Sokağımıza renk vererek nitelikleriyle geçip gidenler
Ve elbette tüm inadıyla bu Sokak’ta yaşamayı sürdürenler
Hadi bakalım koyalım levent kalıtımlı uzunçalarımızı
Başlayalım ferahlatıcı veya buselik hayat makamından
Birlikte söyleyip birlikte raks etmeye
Şakacı Sokak çeperinde türküler söyleyip
Kıvrımlı bir yola yakışır tango eylemeye… (1)
[📷 Artık ahbaplıktan, yarenlikten bihaber Şakacı Sokak, (Aralık 2018).]

Şeref Sayman
Saros Körfezi, Ekim 2018, Mart 2020
(*) Önceki Makale: Ha ha hayt, Komünizm o Kış da Gelmedi be ya!
(*) Sonraki Makale: Şakacı Bir Dünyada Devrimci Olmak
>>> [İçerik Dizini]
***📚***
- Şakacı Sokak ve yakın semtleri için yazdığım “Arada Aşk da Kanatlanır” adlı şiirimden bir parça. (Antalya, Şubat 2008) ↩︎
