Önce 2020 düşleri vardı…
Dünyayı kasıp kavuran ve Türkiye’yi de bir felaket gibi saran Covid-19 pandemisine takıldı. Üstümüze üstümüze kurşunları yağdırdı, hayatımıza elek büyüklüğünde bir delik açtı… Sonra 2021 hayalleri kuruldu. Belki 2020’in hayal kırıklığını ezer geçer diye tahayyül edildi. Ama bu kez de neredeyse kontrolden çıkmış ve çoktaaaan yayılmış olan salgın hastalığın (Corona virüsü) çemberine takıldı. Derken bir büyüğümüzün kurtuluşu ancak mucizeye bağlı kanser hastalığıyla boğuşacak olması gündemimize bomba tesirinde düştü. Bırakın yollara çıkmayı, neredeyse bulunduğum bölgeden dışarı kafamı uzatmayı bile aklımdan geçirmedim. İçimden gelmedi. Tüm gelişen bu tersliklere bir de ilave olarak yaz boyunca yurdum ormanlarını saran yangınlar yüreğimi derinden sızlattı. Ve o çaresiz görüntüler ile ülkenin üzerine çöken karabasanın bir kez daha benim bu uzun yollara olan serüvenci düşlerimi tümüyle ortadan kaldırdı.
Derken 2022 geldi…
Güle oynaya… Yılın açılış projesini “STANPOLİ” olarak doğduğum kentte, birbirinden farklı güzergâhlarda delidolu bir macera dizisi şeklinde gerçekleştirmek niyetindeydim… Üç ay boyunca çok iyi hazırlanmış, Babaeski çevresinde sınama turlarımı yapmış, o büyük gün gelip çattığında da yola koyulmuştum. Olağanüstü heyecan içinde İstanbul’a vardığımda beni neleri beklediğinin farkında bile değildim. Programımda hafif yollu aksaklıklar yaşamış olmama rağmen nisan başından haziran sonuna kadar hedeflediğim gezileri büyük oranda tamamladım.
Sonra aynı coşkun duygularla bir çırpıda Çanakkale’ye geçtim. Bisikletim Pire🚲’yle “TÜRKİYE-02: <<FIRDOLAYI ÇANAKKALE>>” yolculuklarıma geçiş yapmak için. Ancak planladığım gibi gitmedi. Hiç şaşırmadım. Saros Körfezi çevresinde sadece birkaç tanesini gerçekleştirebildim. Ağustos başında da turlarımı sonlandırdım.
Yine bir hayal kırıklığı…
O yaz sonunda kesintisiz seyahatlere imza atabilmek için doğru zamanı beklemeyi seçtim. Ve bisikletle Türkiye turlarıma perde arası verdim. Gerçi bunun çok uzun bir intermission olabileceğini hesaplayamamışım. Maalesef o mini antrakt bugüne (2026) kadar sarktı.
İşte bu nedenle 2023, 2024 ve 2025 uzun muhabbetli bisiklet turlarıma ‘emekliye çekilmiş’ bir sahne arası verip, sırtıma aldığım “Vasfiye🎒” ile gezgince yollara çıktığım yıllar olarak kayda geçti. Zaten bir süredir bunun işaretlerini alıyordum. Velhasıl planlar bu kez sürpriz bir yönde gerçekleşti… Pişman mıydım? Elbette hayır. Çünkü sırt çantalı seyahatler de benim hayatımın bir parçası. Yeter ki işin içinde gezmek olsun. Diğer taraftan neredeyse yıllardır böyle uzun soluklu yolculuklara perde çekmiş, dünyadan uzaklaşıp Türkiye rotalarına odaklanmıştım. Sırada gaza gelmenin tam zamanıydı! Öyle de yaptım. Memnunum.
Ve gelelim 2026’ya…
“Bisikletle Türkiye” yolculuklarım için yeniden ne zaman düğmeye basarım? Maalesef bunu tam net olarak söyleyemiyorum. Açıkçası bilemiyorum. Keşke bilseydim. Oysa tek bildiğim sınırlayıcı faktörlerin hâlâ fikstürümü işgal ediyor olması. Eh, buna bir de yaşadığım ülkenin ve elbette bir parçası olduğumuz dünyanın içinde bulunduğu güçlükler de eklenince mazeretim ikiye katlanıyor. İster istemez insanın motivasyonu kayıyor.
Velhasıl çare olarak, bu yılı da akışına bırakacağım. Hiçbir ciddi planlama yapmayacağım. Hedeflerin şaşacağını bile bile bir tur planı yapmak yerine en akla yatkın anını bekleyeceğim. O makul gün mutlaka gelecek. Kapımı çalacak. Ve “Hadi çıkalım yola,” diyecek. Buna inanıyorum. Öyleyse zamana bırakmak en iyisi.
Tabi yaşım hızla ilerliyor. Bedenim ve reflekslerim 10 yıl öncesi gibi tepki vermiyor. Yaş icabı hareketlerimde ağırlaştığımı, hantallaştığımı hatta iyice sakarlaştığımı hissediyorum. Unutkanlık mı? Şimdi ona girmeyeyim. Tüm zorluklarına rağmen bisiklete binmenin yaşı olmadığına inananlardanım. Ben yükümü epeyce azaltır yine aynı havayla çıkabilirim yollara. Islığım da peşim sıra gelir. Yüreğim de.
🚲&📖 Turları
Ancak 2026’dan itibaren bildiğim ve emin olduğum bir şey var ki o da şu. Bu sene ve yakın gelecekte uzun yollara çıkamasam bile en azından bol miktarda kitap okuma turlarını gerçekleştiriyor olacağım. Hiç kuşkum yok bundan. 2025’te 110 kez “bisiklet & kitap” turu gerçekleştirdim. Bu benim için çok değerli bir rekor. Seneye bu rekorumu 120’ye çıkarabilirim. Yani ayda 10 kitaba tekabül ediyor. İşte daha şimdiden bir ‘B’ planı olarak bunu planlamaya başladım bile.
Ancak işbu “hayalet bisiklet” makaleyi yıllardır hazırlamış olduğum projelerimin bir baskısı olarak yayınlamak istiyorum. “Unutmamak” adına… “Hatırlatıcı” niyetine… “Kımıltı” uğruna… “Beden ve Ruh Sağlığı” yararına… Duvarıma çivileyeceğim. Ki bir gün yine o hayallerimi gerçekleştirebilmek için tekrar yollarda olabileyim.
gEZENTİ şEREF ~ E-2026/003
Esinti Tarihi: Perşembe, 15.01.2026
BİSİKLETLE TÜRKİYE PROJELERİ (Pire🚲)
TUR PROGRAMI ~ Önsöz

“Şimdiden o yolların rengârenk havasına girmiş gibi…”
Bu yeni yıla farklı duygularla, kural dışı umutlarla ve başka tatlarla giriş yapmak istediğimden olsa gerek işe önce Insta ve Facebook platform hesaplarımı Blog’uma uygun bir şekilde bir kez daha ve son kez olmak üzere değiştirerek başladım. İkincisi “SAKIN UNUTMA” ❗🤔 ve “KIMILDA” 👋 emojileriyle “Bisikletle Türkiye” tur projelerimi bir kez daha anımsamak ve anımsatmak istedim. Ve elbette olur da herhangi biri gerçekleşirse, üçüncü temenni ve görevi olarak bu yolculukları blogumda paylaşmak düşüncesindeyim.
…***…
TUR PROGRAMI Turne~01

Veee… Yine geldik mi en başa; “STANPOLİ” turlarına… Evet, eksik parçaları tamamlamak adına bir kez daha şanından bahsettiriyor işte, yeryüzünün sahip olduğu en güzel doğum kentim. Evet, belki yine bir açılış ya da ufak bir değişiklik yapıp kapanış projesi olarak “İSTANBUL” şehrine doğru hareket edebilirim. Yeniden doğduğum kentte, gene birbirinden farklı güzergâhlarda delidolu bir macera dizisi şeklinde gerçekleştirmek niyetinde olduğum bir projeden söz ediyorum…
Bu defa en az 25 farklı rotada pedal çevirip doğduğum kenti gerçekten son kez etraflıca gezmek ve sizlere hem gezdiğim yerleri tanıtmak hem de yol anılarımı aktarmak istiyorum.
…***…
TUR PROGRAMI Turne~02

Bu projemi belki kaldığım yerden, bir ihtimal de yeni baştan, “FIRDOLAYI ÇANAKKALE” olarak kendi yaşam bölgemde, 40 farklı rotada gerçekleştirmek niyetindeyim. Yenilemem gerekirse; aslında bu “Bisikletle Türkiye” serisinin ikincisi olacak. İlki 2022 yılında İstanbul’da gerçekleştirdiğim turlardı. Doğduğum şehirden ayrılıp, “FIRDOLAYI ÇANAKKALE” sıfatıyla kendi yaşam bölgemde geçekleştirme hayalini yaşıyordum. Olmadı. Eksik kaldı. Dolayısıyla; Saros Körfezi’nin maviliklere bulandırılmış eşsiz güzelliklerinden… Gelibolu Yarımadası’nın tarih kokan topraklarına (şehitlikler vd.)… Şarap ve sakız kokulu adalardan bugüne değin hiç girmediğim köylerine kadar bol kamplı maceralar beni bekliyor olacak…
…***…
TUR PROGRAMI Turne~03

İstanbul’da yaşarken hep sürmek istemiştim bisikletimi Bursa’ya, Mustafakemalpaşa’ya, Trilye’ye, Yalova’ya ve hatta İznik’e. Ama hayatın içinde olan yoğun çalışma koşulları buna izin vermemişti. Belki de bahaneydi. Geçelim. Şimdi vesile bu ya, aklıma düşen MİSİ rotalarını, hazır yakınından geçerken, Manyas, Gönen ve Çan ve dönüş yolu icadımdır Çan’dan Arıklı’ya, Adatepe’den Babakale’ye, Dalyan’dan Troya’ya bütün yolları kat edebilirim. Yaklaşık bir ay süreceğini tasarladığım bu projemin adı da “MARMARİSTAN TURU”…
…***…
TUR PROGRAMI Turne~04

Söz gelimi içimde kalmasın diye bir de tepelere çıkıp “yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar” türküsünü söyleyip o uçrak köyleri de keşfedeyim diyorum. Aslında bu ‘Kapıdağ’ öncesinde yapmak istediğim ve bir hafta/10 gün sürecek “ÇANAK KÖYLER” projesi… Evet, biliyorum oldukça riskler içeren yol güzergâhlarını barındırsa da ‘adventurism’ bunu hak ediyor olmalı… (Özellikle dört ayaklı dostlarım bakalım nasıl açacaklar kucaklarını bana?)
…***…
TUR PROGRAMI Turne~05

Nedense sürekli ertelediğim turlardan biriydi. O methini defalarca araba yolculuklarıyla deneyimlediğim ıssız sedasız rampalarından mı çekiniyordum? Belki de. Ama bu kez kaçarım yok; niyetim kesin. “ÇANAK KÖYLER” projesinin devamı gibi de görülebilir “KAPIDAĞ TURU”… Aslında sadece yarımadanın çevresi değil; Erdek, Marmara ve Avşa adaları da bu turun içindeki diğer ayrıntılar… Birçokları bilmez ki, Homeros ‘Argonautlar Destanı’nda Artake (yani Kapıdağ) Yarımadası ve Kyzikos’tan söz eder… Strabon ‘Geographika’sında Kyzikos’u Asya’nın mükemmel şehirlerinden biri olarak tanıtır… Evet, zaman Kyzikos’u yıprattı ve geriye uzun yıllar Belkıs Harabeleri olarak tanınan antik kent kaldı. Mübadele yıllarına dek üzüm ve şarapla yoğrulan Kapıdağ, sonrasında başka iki gelir kaynağı yarattı: zeytincilik ve turizm öne çıktı. Zeytinliada, Kirazlı Manastır, Ocaklar, Narlı ve İlhan Köyleri de rotamın üstünde bulunuyor…
…***…
TUR PROGRAMI Turne~06 için Karar Aşaması

Şimdi burada çok özel bir karar vermek durumunda kalacağım… Ya daha önceden planladığım gibi 22 günlük “zIPzIP BİGA dOĞASI” turlarını gerçekleştirecek ve 5 aşamalı “TARİHE SAYGI TURU” programına geçiş yapacağım. Ya da… Rastgele aklıma giren ve ortama uyan bir köy’lü fikri uygulayacağım. En az 60 gün sürecek, Saros’dan Ayvacık’a, Adatepe’den Foça’ya, Sazak’tan Sığacık’a, Gümüldür’den Selatin’e, Şirince’den Kapıkırı’ya, Bodrum’dan Datça’ya, Gökova’dan Dalyan ve Fethiye’ye “KÖY KÖY EGE” projemi kastediyorum.
Neye niyet, neye kısmet… Vakti gelince son kararımı vermiş olurum!!!
…***…
TUR PROGRAMI Turne~06

Bu yazıyı döşerken harita, çizelgeler, notlar ve planlama ajandası elimde, birkaç saattir iyice düşündüm. Ve onlarcasının tekmili birden “KÖY KÖY EGE” projesini uygulamaya karar verdim. Nedenini sormayın, benim Ege’ye olan aşkım çok başkadır… Öyle herkesin ilk akla gelen mesela deniz, kum ve güneş değildir sadece… Tanrıçalar, tanrılar, beyler, paşalar, ırgatlar… Dağ çiçekleri, eşkıyalar, efeler, zeybekler, kızanlar… Konaklar, yalılar, akarsular, dereler, göller, pul pul balıklar… İncirler, üzümler, zeytinler, farklı bir ifade ile Ege’yi Ege yapanlar… Şaraplar, şuruplar, narenciyeler… Yosun kokan dalgalar, fısıldaşan taşlar, inci tanesi kumsallar… Tapınaklar, camiler, antik tiyatrolar… Kütüphaneler, mektepler, müzeler… ‘Mutluluk yolu’nun yorgun şimendiferleri… Türkmenler, Rumlar, Boşnaklar, Pomaklar, Arnavutlar, Yörükler, İngilizler, İtalyanlar, Levantenler… İki avucuma sığdıramayacağım kadar çok sayıda Ege, Ege’nin Köyleri…
Not: “KÖY KÖY EGE” projemin kapsamında ayrıca Ortaca, Dalyan, Köyceğiz ve Dalaman rotaları da bulunuyor. Yani ekstradan iş çıkarıyorum başıma. 😊
…***…
TUR PROGRAMI Turne~07

Ve işte geldik 6’ncı turun karar aşamasında sözünü ettiğim projeye: “zIPzIP BİGA dOĞASI”. Biga’nın ne özelliği var ki diye sorabilirsiniz. Gezmeden bilemezsiniz. Ancak gerek Marmara denizi kıyısına konuşlanmış koyları, kumsalları, eski limanları, tablolara bol malzeme verecek kadar güzel doğası, köyleri, göletleri, barajları, şırıl şırıl akan akarsuları, muhteşem kamp alanları, gizli şelaleleri, Parion antik kenti gibi tarihi değerleri… Ve tabii erbabımız Trakya insanı olunca onun insanı hem güldüren hem bütün insani sıkıntıları yumuşatan şiveli sohbetleri ile kaynaşıp bu yörede yapacağım farklı özellikteki doğa gezilerini en az 3 haftalık bir programa sığdırmaya değecektir diye düşünüyorum…
…***…
TUR PROGRAMI Turne~08

Aslında “FIRDOLAYI ÇANAKKALE” sıfatıyla yapmayı tasarladığım geziler arasında Gelibolu Yarımadası ve şehitliklerin programı da yer alıyor. Fakat o daha fazla bölgeye yapacağım ziyaretlerde başka bir amacı yükleneceğinden tarihe fazla girmeyeceğim. Şimdi yaklaşık bir hafta olarak planladığım ve bütün detaylarıyla gezip söz edeceğim bu projemin namı ise farklı. Bir yarımada çıkarmasıyla başlayacak olan yolculuğum bir doğa belgeseli tadında “TARİHE SAYGI TURU” adını taşıyor… Çanakkale Savaşlarının geçtiği topraklar (ki bu arazilerin insani ve tarihi bir meditasyon sahası olduğu inancını taşıyan biri olarak) geziliyor, tarihsel semboller (gerek Türk, gerek yabancı askerlerin anısına bir dizi mezarlık, abide, heykel, kitabe, müze) bisikletli turlar anılarıyla birlikte kayda geçiriliyor, hafızalara kazılıyor…
…***…
TUR PROGRAMI Turne~09 & 10

Ve bisikletle Türkiye yolculuk programım arasında en çok yapmayı istediğim dört diğer projeden ilki “İSTİKLAL YOLU”… Sırf bu nedenle bir uçtan diğer uca Karadeniz ve Anadolu turlarımı riske atacağımı varsayıyorum. Ama buna değecek bir projeden söz ediyorum, doğrusu! Bu yolculukta, Karadeniz’in en güzel ilçelerinden biri olan İnebolu’dan başlayıp, Ilgaz Dağlarının sislerinde pedal çevirecek, Kastamonu ve Çankırı illerinden geçerek, turumu Ankara’da, Anıtkabir’de sonlandıracağım.

Ancak başlangıç noktama Saros’dan yola çıkmak da bir o kadar meşakkatli ve fakat keyifli olacak. 14 günde varmayı hedefliyorum İnebolu’ya. Sonrası ise “İstiklal Yolu”; bir zamanlar, Kurtuluş Savaşı boyunca Sovyetler’den İnebolu’ya deniz yoluyla gelen cephanenin kağnılarla cepheye ulaştırılmasını sağlayan, ve Mustafa Kemal Atatürk’ün cephede, “Gözüm Sakarya’da, Dumlupınar’da, kulağım İnebolu’da” diyerek önemini vurguladığı o tarihsel yolda yaklaşık bir hafta pedal çevirerek…
…***…
TUR PROGRAMI Turne~11 & 12

Ankara’ya gelmişim… yolculuk burada biter mi? Elbette hayır… Şimdi sırada “İSTİKLAL YOLU”nun devamı olan ikinci safhaya geçebilirim: “ATATÜRK YOLU”… Ve fakat, bu yeni turun başlangıç noktasına ulaşmak için apayrı bir seyahate çıkmak demek oluyor. Ankara’dan ayrılıp Kırıkkale, Çorum ve Merzifon üzerinden varacağım destinasyon “Ufukta SAMSUN”…

Ankara’dan başlayacak olan yolculuğum yaklaşık 1 hafta olarak planlandı. Yedi gün içinde Samsun il merkezinde sonlanacak. Tütün İskelesi’nden başlayacak olan “ATATÜRK YOLU” ya da “KURTULUŞ YOLU” seyahatim ise 34 gün sürecek ve yine Ankara’da tamamlanmış olacak… Evet, bu serüvenin de kavi, kimi zaman vahametli ama ziyadesiyle erinçli olacağına hiç şüphem yok…
…***…
TUR PROGRAMI Turne~13

Tekrar Ankara’ya gelmişim… Yolculuk burada biter mi? Elbette hayır… Şimdi sırada “İSTİKLAL VE ATATÜRK” yollarının devamı olan üçüncü safhaya geçebilirim: “ZAFER YOLU”…
Mademki ben BİSİKLETLİ bir gezginim ve bisikletimle her yere gidebiliyorum. Öyleyse gezenti ruhumu bisiklet turculuğumu, kampçılığımı niye tarihi değerlerle ve duygularla da birleştirmeyeyim? İşte bu düşüncelerle yola çıkmayı planladığım tur takviminde, önce “Fırdolayı Çanakkale” ve ““Tarihe Saygı”” turlarım esnasında “Gelibolu Yarımadası Şehitlere Saygı” turumu gerçekleştireceğimden söz etmiştim. Şimdi sıradaki “İstiklal Yolu’ndan Zafer Yolu’na” programıma atıfta bulunabilirim. Ankara’dan başlayacak olan yolculuğum 16 gün içinde Afyon’da Kocatepe’de, hemen akabinde Dumlupınar’da sonlanacak. Evet, bu serüvenin de zorlu, kimi zaman riskli ama bolca keyifli olacağına adım gibi eminim…
…***…
TUR PROGRAMI Turne~14

Çok muzır biriyim… Rahat batıyor sanki… Durup duruken şu rotaları da araya serpiştireyim bari demedim mi? El, insaf. Ama hayır… Şimdi dördüncü ve son “YOL” masalına geçmeden önce şöyle bir Ege’ye uzanmadan olur mu? Yakından bakınca ne yapmaya çalıştığımın farkına varabilirsin. Evet. Basbayağı bir “Kurtuluş Savaşı”nın rotasını çizmiş bulunuyorum. Öyleyse “Zafer Yolu”nun devamı olan bu alt safhaya geçebilirim: “Özgür İZMİR”…

Altı günlük yolculuk sonrasında düşman denize dökülecek… İzmir kurtarılacak… Türkiye Cumhuriyeti çok yakın artık…
…***…
TUR PROGRAMI Turne~15

Bak şimdi, bir de şu travertenleri ilave etmezsem kendimi çok kötü hissedeceğim. E, hadi o zaman gidelim sevdiceğim, “PAMUKKALE Rüyası” görmeye… Çıkıyorum İzmir Konak’tan, Sarıgöl, Buldan üzerinden varıyorum Denizli’ye. Hepi topu bir hafta sürüyor yolculuğum. Horozlar öterken çıkıyorum bembeyaz travertenlerin üstüne, kaydırak yapıyorum…
Bisikletle Türkiye Turizmi cebimde sayılır…
…***…
TUR PROGRAMI Turne~16 & 17

Pekâlâ, şimdi sırada ne var? Sonu “YOLU” ile biten projelerimin son güzergâhı, Frigya Vadisi’ndeki Midas’ın efsanesini o tarihi duygularla yeniden yaşayacağım, Kapadokya’yı andıran doğal oluşumları bir kez daha keşfedeceğim “FRİG YOLU”… Ya da namı diğer “FRİG VADİSİ MACERASI”…
Aslında ülkemizde yer alan tematik yürüyüş ve bisiklet yollarının önemli bir kısmını (Likya Yolu, Karia Yolu, Hitit Yolu, Evliya Çelebi Yolu, Kral Yolu, St Paul Yolu, St Nicholas Yolu vd.) bisikletimle gerçekleştirmek gibi bir hedefim de var. İstiklal Yolu, Zafer Yolu, Ata Yolu gibi “Frig Yolu” da bunlar kadar çok önemli ve değerli.

Afyon’dan Saros’a dönüş yolunda gidonumu Afyon’un Seydiler Köyü’ne çevirecek, o muhteşem tarihsel yolda 140 km mesafe kat ederek Ankara’ya, Friglerin başkenti Gordion’a, ulaşacağım…
Nihayetinde tahminen on gün sürecek eve dönüş yolculuğumu Ankara Polatlı’dan Eskişehir ve Bursa üzerinden yapmayı planlıyorum.
…***…
TUR PROGRAMI Turne~18+

Hadi bu da ekstra ikramiyesi olsun… Veee… Gelelim nicedir eksik bıraktığım Saray – Vize – Kıyıköy ve İğneada turlarına… Bol tarih, sanat ve doğa içerikli “BALIK–ÇANAK–TRAKYA” gezilerimi bir ‘çıkıntı’ program olarak gerçekleştirmek istiyorum. Ve burada isimlerini henüz anmak istemediğim nice sürpriz güzergâhlar. Kısmet olursa yukarıdaki programın yanında ekstradan yaklaşık 30 farklı rotada daha pedal çevirip sizlere hem gezdiğim yerleri tanıtmak hem de yol anılarımı aktarmak istiyorum.
🚩İLAVE NOTLAR
- Elbette bu yüce tur programını bir yıla sığdıracağım diye bir şey yok. Zaten olmaz. Mümkün değil. Yapamam. Birkaç yıla yayılacaktır. Ancak kesintisiz bir süreç olarak gelişmesi tek temennim. Söz konusu maceraysa gerisi teferruattır.
- “İSTİKLAL YOLU” projemi hayata geçirebilmek adına Saros’dan İnebolu’ya zorlu, çetin ve sabırlı bir yolculuk yapacağımdan söz etmiştim… Açıkçası daha önceki “MARMARİSTAN TURU” kapsamında olduğundan Bursa’ya kadar izleyeceğim rotadan çekinmiyorum. Deneyim deneyimdir. Ancak Sakarya’dan Karadeniz’e, yani Melen Ağzı’ndan Tas Gölü’ne, Zonguldak’ın kıvrımlı yollarını aşarak Amasra’ya ulaşmak, devamında kamp yapmaktan büyük keyif alacağımı düşündüğüm Gideros ve Uğurlu koyları… Ve nihayetinde insanın ağzını açık bırakacak güzellikteki köyleri geçerek İnebolu’ya pedal çevirmek psikolojisi şimdiden hem sorgulayıcı bir merak duygusuna hem de aşırı bir heyecana yol açmış durumda…
Devam edecek… İzlemede kalınız efendim…
Bir sonraki esintide görüşmek üzere…
Mürekkebe banmış esintili Sevgilerimle,
Gezenti Şeref
