Kategori: ÜTOPYA
-
Zaman Zaman İçinde: “Merdivenköylü Nine”
•
Kulluktan yurttaşlığa, uyarlıktan eleştirel usa bilimle, bilimsel düşünceyle geçilmez mi? O zaman cumhuriyet tarihini şöyle bir ‘karıştırmak’, anıların yaşamına tarihsel boyutlarda yer açmak zorunlu. Öyle ya nasıl başarılmış bu devrim? Kendi yazgısını kendisi yaratan aydınlanmacı kuşakların, belki yaşları bir hayli vardı… Ama çalışkan gençlikleri üzerinde durulmalı. Sanıyorum, yok hayır, inanıyorum…
-
Zaman Zaman İçinde: “Eğinli Dede”
•
“Eskiden, çok eskiden, yeryüzündeki hayat tanrılar tarafından salıncak misali sallanırken, kuş uçmaz kervan geçmez bir dağın eteklerinde, başka yerlerdeki hayatlardan bihaber insanların yaşadığı küçük bir köy vardı. Dağın kasvetli gölgesinde, dışarıdan hiçbir yabancının gelmediği, içerden kimsenin göçmediği, gözlerden ırak, gönüllere sapa, belki yirmi otuz haneli bir köy. Köyde toprak kurak,…
-
Zaman Zaman İçinde: “Kahramanlar”
•
Elbette bir Mustafa dedemi, bir Münevver ninemi, bir Ahmet dedemi yazabilmek, ama hakkıyla yazabilmek gerçekten çok mükemmel olurdu… Cumhuriyetçi, aydınlanmacı ailelere nasıl vesile olduklarını, öğrenimlerini, çalışkanlıklarını, tutumluluklarını, ahlâk anlayışlarını, hangi zor şartlarda sahip oldukları çocuklarını eğitebilmelerini, onları topluma kazandırabilmek için yaşadıkları heyecanlarını, belki de sabırlı inatçılıklarını, daha iyi yaşama için…
-
Zaman Zaman İçinde: “Kökler”
•
Ah, neler vermezdim aradıklarımı bir bulabilseydim! Bir kavuşabilseydim gönülden arzuladığım detaylara. Gönül çok istiyor. Ama elde olanlar bir incir çuvalını dolduramayacak kadar çok kısıtlı. Kalıtsal olarak taşıdığım kanda onların mevcudiyetini buluyorum bulmasına da… Bedenimi yarılmış gibi hissediyorum onlar hakkında yeterli bilgilere ulaşamayınca. Fragile, kırık dökük, bölük pörçük bir hal durumundayım.…
-
Önde Giden… Geride Kalan…
•
Şu kış günlerinde havanın erken kararmasına bayılıyorum. Masamı pencerenin yanına taşıdım. Işıkları söndürüp bir mum yaktım, masamın üstüne koydum. Dostoyevski gibi… Geceleri mum ışığında çalışır, sabaha dek çay içermiş. Sanal hayat için hakiki hayatın fedasıdır bu. Onun gibi yazamasam da biçimsel olarak benzemişim demek ki… Bir de çay demleseydim bari……
-
Zamanın Ruhu
•
Ben yürüyordum, kar yağıyordu. Koluma düşen kar tanelerine baktım bir süre. Usta bir ressamın elinden çıkmışçasına düzgündüler. Her birinin özgün biçimleri vardı. Fark ettim… Niçin tane tane yağıyordu kar? Niçin büyük kütleler halinde düşmüyordu yer? Kimdi bu desenleri çizen? gEZENTİ şEREF ~ E-2022/014 Esinti Tarihi: Perşembe, 5.03.2022 TÜRKİYE TURLARI: İstanbul…
-
Aşk Yollarda Yol Aşklarda…
•
Bu ne hal ya… Bir dokun bin ah işit. Hüzün yüklü bulutlar gibisin valla… Bende çile çeken bir adam izlenimi uyandırıyorsun. Kimi insanlar, kendi dünyalarında yaşamayı severler, bunu anlayabiliyorum, ama seninki daha da ötesi. Yeraltından Notlar kitabında senin gibi birini anlatır Dostoyevski… Bak söylemedi deme, sen kafayı yiyeceksin bu gidişle……
-
Ne Yağmur Bensiz Ne de Ben Yağmursuz…
•
Yalnızlıklar çıkar çoğu zaman akıllardan hem çok yakın olmak hem de olabildiğince uzak… Şaşırırsın bazen hangisini daha çok istemek diye döner durursun… Bir sigara yakarsın… Yok yok olmadı bir tane daha yakarsın… Korkarsın… Ya çok yakın olursam ve yine korkarsın… Veyahut çok uzak yapamazsam diye… Binlerce fikir ürer binlerce duygu…
-
Maksi Erimli İşler ve Uzun Yolculuklar Kapıda
•
Uzun yıllar kendimi nereye koyacağımı bilemedim. 2017’de emekli hayata geçiş yapınca farklı biri mi olmuştum? Büyük bir kararlılıkla edindiğim bisiklet, yollarda geçmesini dilediğim gezenti yaşantımı bütünüyle değiştirmeme yardımcı olacak mıydı? Oldu mu gerçekten? Bugün kendime ne diyebilirim ki? Ben bir bisiklet turcusu muydum, yoksa sırt çantalı bir gezenti mi? Bir…
-
Upuzun Soluklu Molaya Giderken…
•
Geçen gün bi arkadaşım Beşiktaş’tan aldığı korsan filmleri karıştırıyordu. (Bu arada korsana karşı olduğum herkes tarafından bilinir. Arkadaşın eşekliği işte.) “Motorsiklet Günlüğü” filmini gördüm; attım DVD playera izledim. İzlerken bir yandan da abur cubur yemenin vermiş olduğu rehavetle, -oda sıcak tabi- geçeyazmışım. Gözümü bir açtım ki, abariiii Bolivya Ormanı’nda Komandante…